top of page

MA : Yer, Uzam, Boşluk

Yazarın fotoğrafı: Çiğdem Özkan
Çiğdem Özkan
9 May 2021
8 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 9 May 2021




düşüncelerimize bağlıdır zamanın uzunluğu. hislerimize tabidir mekânın boyutu.

her kim ki berrak bir zihin taşır,

bir gün bin yıldan fazla sürer, o' na.

her kim ki geniş bir kalp taşır,

bir uzam olur o' na, ufacık bir oda,

gök ve yer arasında.


*saikontan' dan çeviriyle, yuhodo, tokyo,1926.




Yer, yaşanan uzamın ve yaşanan zamanın bileşkesidir, zihnimizin ve kalbimizin bir yansımasıdır. Yazdığım dizeler şiiirin özgün Çince versiyonunda " 間 " karakteri ile sonlanır, bu karakter Japonca'da ma şeklinde telaffuz edilir.

Aslen, bu karakter "ay" (月) ve "güneş" (日) sembollerinin "geçit" (門) sembolü altında birleşiminden meydana gelir. Anadili Çince ya da Japonca olan biri için, yahut bu iki dili anadili kadar iyi bilen biri için bu kavramyazı, geçitteki ufak bir açıklıktan süzülen ay ışığının yarattığı o ince ânı tasvir eder; 'yer-duyum' un iki eşzamanlı bileşenini tamı tamına bize sunar: nesnel, yani verili, bilinen hâl ve öznel, yani hissedilen, duyumsanan hâl.

Sözlüklerde ma genellikle 'space' mekân olarak çevirilir, fakat tarihsel olarak 'yer' kavramı, bizdeki 'ölçülebilen bir alan olarak mekân' fikrinden önce gelir. Mimarlık teorisyeni Christian Norberg-Schulz şöyle yazar: "Doğayı kavrayışımızda bizler... mekân fikrinin kökenini 'yer'lerin bir dizgesi olarak kabul ederiz." (Genius Loci — Towards a Phenomenology of Architecture, Rizzoli, New York, 1980). Bu bağlamda çeviri olarak 'yer'in kullanımı, bir üst fikrin, genel bir içeriğin, tutarlı bir düşüncenin veya tüm parçaları birbirine bağlayan genel bir konseptin, daha kapsayıcı bir bakışın arayışıdır. Doğayı, çevremizdeki dünyayı kavrama şeklimiz, onu nasıl algıladığımız ve duyumsadığımıza bağlıdır. Buna dayanarak 'sense of place' kavramını, sıklıkla kullanılan 'yerin ruhu' vb. salt soyut ve metafiziksel indirgemelerden ve genellemelerden kaçınarak, fakat Max Planck'ın inandığı gibi, her insanın, varlığını yalnız ölçülebilir olmasına borçlu olmayan bir gerçeklik yaratma yönündeki güçlü metafiziksel gereksinimini de göz önüne alarak, 'yer-duyum' şeklinde çevirmeyi deniyorum. Böylelikle, hem topolojik mekânın değişmez ve homojen niteliğine ait nesnel bilgiyi yadsımamış, hem de yaşanan, varolan, heterojen mekânın öznel farkındalığını bu bilgiye ekleyerek onun anlamını demlemiş oluyorum.

Geleneksel ve modern Japonca'da yüzlerce kullanımı bulunan ma karakterini, aralarından birkaç kullanımı seçip açıklayarak, kavramı karmaşık anlamlarından arındırmaya ve onu en saf haliyle anlamaya çalışıyorum:



Nesnel Bilgi Alanı


Ma: Tek Boyutlu Alan


梁間 (hari-ma) Kiriş Açıklığı


Burada ma uzamda bir çizgiyi, bir uzunluk ve uzaklık ölçüsünü ifade eder. Eski çağlarda Japon mimarlığı ahşap kolon-kirişli yapım sistemine dayanıyordu. Ardışık kolonların merkezleri arasındaki uzaklık — hashira-ma (橋ラマ) — geleneksel ahşap Japon evinin temel strüktürel birimi olarak kabul ediliyordu. Bu ahşap işi ölçüsünü ifade etmek için karakter burada ken olarak telaffuz edilmiştir. Ülkenin farklı bölgelerine ve farklı çağlara göre ken 10 ilâ 6 feet arası bir uzunluk birimine karşılık gelir ve 16. yüzyıldan itibaren tüm kolon boyutları ve ahşap malzeme ölçüleri ken in fraksiyonları şeklinde ifade edilmeye başlanır.



東京と京都の間 (Tokyo to Kyoto no aida) Tokyo ve Kyoto Arasında


Burada ma aida şeklinde telaffuz edilir ve yalnızca uzamda iki nokta arasındaki çizgisel bir uzaklığı değil, eşzamanlı olarak bu iki kutbun her birinin tekilliğini ifade eder. Böylelikle, basit tek boyutlu kullanımında dahi, ma karakteri kendine özgü müphemliğini ortaya koyar: 'uzaklık' ya da 'açıklık' ve 'ilintililik' ya da 'kutupluk'.



Ma: İki Boyutlu Alan


六畳の間 (roku jo no ma) 6 Tatami Alanı



Nihon no Minka, Gakken, Tokyo 1980

Burada ma belirli sayıda tatami matı ile birlikte kullanılarak bir alanı ifade eder. Bir Japon için belirli sayıda zemin matından oluşan bir oda aslında belli bir kullanımı, iç mekân dekorasyonunu ve yüksekliği anlatır. 500 yıl önce Japon konut mimarisinde tatami'nin benimsenmesinden bu yana, arsa alanının açıklanmasında iki yol olmuştur: tsubo (坪), kolonların merkezlerinden ölçülen 1 ken karelik alan ve jo (帖), 1 tatami ile kaplanan alan. Ancak hiçbiri kesin bir ölçü değildir. tsubo'da duvar kalınlıkları dikkate alınmaz, tatami boyutları ise bölgeden bölgeye çeşitlilik gösterir. Bu yüzden modern yapım sisteminde metrekare kullanılır.



Ma: Üç Boyutlu Alan


空間 (ku-kan) Uzam (tam olarak: boş yer)


Bu kelimedeki ilk karakter orijinalinde 'zeminde durma' yı temsil eder, sonraları şimdiki kullanımı olan 'evrende bir delik' ya da 'gökyüzü' anlamlarını almıştır. Antik Japonca mekânı dikey olarak iki parçaya böler: Biri sora (空 , gök), ki boşluk, hacimsizlik olarak anlaşılır, diğeri ame ya da ama ( 天, sema) dünyevi bir yerleşim ve hakimiyet alanı anlamına gelir.

Günümüzde ku basit fiziksel duyumla 'boş' anlamında, Budist metafizikte ise 'boşluk' (void) anlamında kullanılır


Japonca'nın yapısı, Avrupa dillerinden farklı olarak mekânın dilbilimsel bir tasvirini gerektirir. Örneklerde ma farklı karakterlerle birleşerek birbirinden farklı mekânları resmeder:


土間 (do-ma) çalışma alanı, özellikle çiftlik evlerindeki sıkıştırılmış toprak alan


間引く (ma-biku) bitki yetiştirmek için bir oda yapmak


貸間 (kashi-ma) kabul odası


茶の間 (cha-no-ma) çay odası


床の間 (toko-no-ma) geleneksel Japon konuk alanlarında sergi odası


鏡の間 (kagami-no-ma) giyinme odası (tam anlamı ayna odası)



Ma: Dört Boyutlu Alan


時間 (ji-kan) zaman (zaman-mekân)


Başlangıcı ve sonu olmayan , uzunlukla belirtilemeyen soyut zamanı ifade eder. Antik Çince'de ji karakteri 'güneşin ileri hareketi' olarak geçer, Japonca'da ise karakter aynı zamanda toki olarak telaffuz edilir, erime ya da çözünme. Böylece Japonca'da zaman, 'akıştaki mekân' olarak tanımlanır, zaman mekânın bir ölçüsü olur. Dahası zaman, insanoğlunun mekân deneyiminin asli unsuru haline gelir.

Aşağıdaki kullanımlarda ma ya da kan zamanın türlü parçalarını ifade eder:


瞬間 (shun-kan) bir ân (bir göz kırpış zamanı)


間に合う (ma-ni-au) zamanla buluşma


間もなく (ma mo naku) yakında, belirsiz bir zamanda (in no time)


Birçok kültür zamanı, mekâna dayanan mesafe terimleriyle ölçer ve açıklar (en azından dijital saatler güneş saati ve kadranların yerini almadan evvel) Bu anlamda ma, aida ya da ken olarak telaffuz edilen Japonca karakterin hem zamansal hem de mekânsal kapsamda kullanılması da şaşırtıcı değil.


相間 (ai-no-ma) tam anlamı: karşılıklı yer

  1. Arada bir oda

  2. Zaman aralığı, süre

間近い (ma-jikai) tam anlamı: yakın mekân


1. Hali hazırda yakın (mekansal olarak)

2. Yaklaşma (geçici, zamansal olarak)


間者 (kan-ja) tam anlamı: ma kişi, bilinen mekânlarda ve bilinen saatlerde çalışan kişi


間男 (ma-otoko) tam anlamı: ma adam (adulterer) herhangi bir yer ve zaman arasında aşk yapan


ma 'nın zamana ve mekâna dair ikili ilişkisi sadece anlamsal değil, tüm mekânsal deneyimin zamanın biçimlendirdiği bir süreç olduğu gerçeğini yansıtır, ve aynı şekilde karşılıklı olarak tüm zamansal deneyimin de mekânın biçimlendirdiği bir süreç olduğu gerçeğini...

Geleneksel bir Japon parşömen resmine (emaki-mono) baktığımızda, gözlerimiz yazılarla bölünmüş bir dizi mekânsal olayı takip ederken, zaman aşikar bir şekilde şimdidir. Ellerimizle parşömen rulosunu açarken bir yandan mekân hareket eder, bu aynı anda zamanın da geçişidir. İstenilen görsel anlatı sürecine hiçbir şey parşömenin hepsini birden tek bir anda görmek kadar zarar vermez. Geleneksel Japon saray ve bahçe resimlerinde kullanılan özel bir teknik vardır, fukinuki-yatai adı verilen bu teknikte mekânların çatıları ve duvarları yok olmuş haldedir. Gözlerimiz yan yana bir çok mekân arasında sahneden sahneye gezinirken, zaman kendiliğinden bu mekânsal deneyimimizin bir parçası olur.


Kasuga gongen genki-e, Takashina Takakane

Mekânı zaman ve durumun biçimlendirdiği bir akış olarak kavramaya dair benzer bir başka örnek de geleneksel Japon gezinti bahçelerinin düzenlemeleridir. Bu bahçelerde belirli aralıklarla taşlar ustalıkla ve bilgece yerleştirilir, böylelikle yürüyüş yolları oluşturulur. Bu yerleştirme ile ayak hareketlerimiz yavaşlayabilir, hızlanabilir, tamamen durabilir ya da çeşitli yönler arasında kıvrılabilir. Gözlerimiz bacaklarımız tarafından hünerlice kullanılır, ve mekânsal fenomene dayalı görme bilgimiz zaman aracılığıyla biçimlendirilmiş olur.



Öznel Bilgi Alanı


Ma: Deneyimin Alanı


間が悪い (ma ga warui) rahatsızım, sıkılganım ( the placing is bad)


Burada bir zaman/mekân metaforu çok kişisel ve öznel bir durumu açıklamak için, gerek gündelik durumlarda gerekse sanatta sıklıkla kullanılır. Bu da bize ma konseptinin bir başka tarafını gösterir, buradaki canlandırma yerin ana parçasıdır. Bu canlandırma kişinin öznel hislerine bağlı olabileceği gibi, bazen harici, nesnel özellikte, yer-durumsal da olabilir. Rene Dubros bu ikili durumla ilgili şunu dile getirmiştir: " Yerlerin haleti ruhiyesini onların belirli ve biçimsel niteliklerinden daha iyi hatırlarım, çünkü yer coğrafi bir alan olmanın ötesinde, benim için daha çok yaşamın hallerine çağrışım yapar." Bir yerin kimliği fiziksel karakterinde olduğu kadar, gözlemcinin belleğinin de içindedir.


Birçok haiku şiiri ma kullanılan ifadelerle açılır, böylelikle atmosfer kurgunun enerjisiyle boyanır:


木の間 (ko-no-ma) ağaçlar arasında (ağaçların yeri/zamanı/durumu)


波間 (nami-ma) dalgalar üzerinde (dalgaların yeri/zamanı/durumu)


岩間 (iwa-ma) kayalar üzerinde (kayaların yeri/zamanı/durumu)



Ma: Sanatın Alanı


ma ga warui ya da karşıtı ma ga umai Japon kaligrafi ve sumi-e sanatında estetik bir anlayış olarak kullanılır. Batı resmi ile karşılaştırıldığında bu Japon sanatında oldukça geniş boyanmamış alanlar vardır. Kaligrafi sanatını deneyimleyen kişi bir süre sonra farkeder ki, yetkinlik yalnızca karakterlere biçim verme ustalığında değil, aynı zamanda biçimin onu saran biçimsizlikle olan ilintisinde gizlidir. Biçim ve boşluk arasındaki bu denge her zaman eserin bitimindeki artistik anlayışta göz önüne alınır.


"Mysterious and Far Away" Kimura,1983


間取り (ma-dori) tasarım (tam anlamı: yeri kavramak)


Bir Japon mimar geleneksel olarak "bir yer-duyum yaratmak" için çalışır (ma-dori o tsukuru). Mimar Seike Kyoshi'ye göre bu terim üstü kapalı olarak şunu tanımlar: Bu yaratı sadece mekânın strüktürel ögelerinin tasarımı değil, aynı zamanda Japon konutunun karakteristiği olan geçici kullanımlar için çeşitli düzenlemelerin de tasarımıdır. Eklenip kaldırılabilen sürgülü kapılar, pencereler, portatif perdeler, ve eve ait diğer malzemeler ile Japon evi değişen mevsimlere, kullanımlara ve sosyal gereksinimlere adapte edilir.


Ma: Toplumsal Alan


Japon kolektif şartları çok iyi gelişmiştir. Bu düşünce yapısında 'yer-duyum'un önemi eksiklik durumlarını açıklamak için kullanılan bazı ifadelerde açığa çıkarılır:


間抜け (ma-nuke) tam anlamı: ma 'yı kaybeden biri (budala, akılsız)


間違う (ma-chigau) tam anlamı: yerin benzememesi (yanılmak)


Açıkça görülen o ki, Japon dili dinamik bir 'yer-duyum' ile doludur. Fakat ma konseptinin Japon toplumu için derin önemi, "insanoğlu" ve "dünya" kavramları için kullanılan gündelik terimlerde en iyi biçimde kendini belli eder:


人間 (nin-gen) insanoğlu (tam anlamı: kişi-yer, ilişki içindeki kişi)


世間 (se-ken) dünya, toplum (tam anlamı: dünya-yer, ilişki içindeki dünya)


仲間 (naka-ma) topluluk, yoldaşlık (tam anlamı: ilişki-yer)


İki ilişkili kavram, insanlık ve dünya birbirini arz ediyor gibidir. Öncelikle, insanların sadece 'yer' bağlamı içinde var olduğu düşünülür. Çok daha geniş ve kapsayıcı bir insan/çevre/doğa bütününde insanlık sadece bir bileşen olarak görülür. Basitçe, bütün olan insanlığın kendisinden daha büyüktür, ve her şeyin ölçüsü de bu bütündür. Bu anlayış Budist düşünce sistemi ile sağlamlaştırılır.

İkinci konu Japon tutumunda daha da açıktır: Herkes sosyal bir 'yer' e sahip olmalıdır, kişinin bireysel karakteri değil sosyal ilişkileri onun kimliğini oluşturur. Geleneksel olarak Japonca'da Batı düşüncesindeki bireysel kelimesinin karşılığı bir kelime yoktur. Günümüzde bu kelimenin karşılığı olarak kullanılan kojin (個人 tam anlamı: madde-kişi) ithal edilmiş bir Batılı kavramı açıklamak için sonradan türetilmiş bir deyimdir.

Japon dilinde ve toplumunda, kişi esnek ve kolay bağlanabilen bir parça olarak kavranır, bu parça kendisinden daha büyük olan bir bütünden (dividuum) bölünmüştür ve yine ona aittir. Japon tarihinde toplumdan tek fiziksel kaçış vazgeçme yoluyla dağlara kaçıştır. Bu durumdaki kişiden sen-nin (仙人) yani keşiş olarak bahsedilir, ki burada dünyevi ile başka-dünya nüansı vardır. Japonca'da mahremiyetin karşılığı bir kelime de yoktur.

Karşıt olarak, Batı düşüncesi insanı kusursuz ve kendine yeterli, bölünmez bütünün (individuum) kendisi olarak tasavvur etmeye eğilimlidir, kişi diğer herkesten ayırt edilecek biçimde eğitilmelidir. Kendini asıl olarak görmek için cesaretlendirilir, 'ben'i disiplin etmek ve yüksek kişisel değerleri ifade etmek için... Bireysel bir dahi, bir süpermen üretme arzusunun tüm Batı tarihini ele geçirdiğini görürüz.



Metafizik Bilgi Alanı


Konu buraya gelmişken, ma konseptinin inanç sistemi ve metafizik bilgi alanına değinerek sonlanalım. Japon Budistler tarafından ma boşluk, boş hacim (emptiness, void) kavramlarını tanımlamak için benimsenmiştir. Şair-keşiş Saigyo tarafından 12. yüzyılda kullanılan iki örnek şöyledir:


絶え間 (taema) ara, açıklık (tam anlamı: devamsız yer)


İlk şiir İç Deniz üzerinde anlık ve kısacık bir bakış yakalar:


Kumori naki

yama nite umi no

tsuki mireba

shima zo kohori no

tae-ma narikeri


bulutlu değil

denizi çevreleyen dağlar

gördüğüm ayda;

buz içinde, adalar

boşluğa dönüşür.


İkinci şiir keşişin kulübesinde bir fırtına sahnesiyle ilgilidir:


mizu no oto wa

sabishiki io no

tomo nare ya

mine no arashi no

tae-ma tae-ma ni


suyun sesi,

bu yalnız inziva yerinin

tek yoldaşı olur,

boşluklarca boşluklarında

dağ fırtınasının.


Bu şiirlerdeki tae-ma, ku (空) 'nun Budist deneyimine dair bir imadır. İlki mekânsal bir metafor kullanır, ikincisi ise geçici, yani zamansaldır. Bunlar yalnız bir şairin değil, bir aracının ifadeleridir. Budist duyumda boş hacim kavramı rasyonel düşünmeye dayalı bir konsept değildir, tam ifade edilemeyen bireysel bir deneyimi anlatır, sadece meditasyon uygulayan kişi için erişilebilir bir bilgidir.

Burada biçim boşluktur, ve her boşluk biçimdir; boşluk biçimden ayrı değildir, biçim de boşluktan... (The Heart Sutra, Rajneesh Foundation, Poona 1977)

Budizm ile sunulan bu dünya görüşü yalnızca kişi sutranın ilk kelimesine değer verirse anlam kazanır: 'burada, oluş halimde'. O, aydınlanmadır.

Buddha kelimeleri kullanır ve o bir aracıdır, kelimeleri bize sutralar yoluyla iletilir. Çin ve Japon bilgeleri mesajlarını iletmek için şiir, resim ve bahçeciliği kullanır. En ünlü ve etkileyici örneklerden biri, Kyoto Ryoanji'deki Peaceful Dragon Tapınağı'nın kaya bahçesidir. Bahçenin kim tarafından ne zaman yaratıldığı ve şimdiki halini nasıl aldığı bilinmemektedir. Japonca'da karesansui denen bu kuru peyzaj düzenlemesi, tapınağın verandası üzerindeki sabit bir bakış noktasından izlenerek değerlendirilir.


Ryoanji Kaya Bahçesi (Izozaki Arata, Ma: Space/Time in Japan, Cooper-Hewitt Museum, New York 1976)

Bu bahçe düzenlemesinin kökeni hareketsiz bakış meditasyonuna dayanır. Beyaz kumdan bir yüzey ve uzamda kusursuzca dizilmiş farklı biçim ve boyutlarda 15 adet taş.. İzleyici akış içinde her bir taşın ayrı ayrı farkında olmaktan vazgeçer, ve dolayısıyla kusursuzluğun temsili 15 sayısını aramaktan da... Nihayetinde bu akış izleyiciyi kendiliğinden bir farkındalık deneyiminin içine atar, boşluk ve yokluğun deneyimi. Olağan enerji akışımızda, fiziki dünyayı dışlamayan, hem onun yanında hem de ötesinde, 'kusurluluk' bilgisine dönüşen bir deneyim...

Mimari, bahçecilik, resim ya da şiir, bu anlayış biçimin ve biçimsizliğin hayli sofistike bir oluşumudur, boşluğu üst bir duyumla deneyimlemek için gerekendir. Ve yalnızca bir şair bu paradoksu kelimelere dökebilir:


Derinliklerine daldım, biçimlerden oluşan bir okyanusun;

biçimsizin parıldayan incisine ulaşacağımı umarak.

Rabindranath Tagore, Poem 100, Gitanjali, London, 1914.




* Bu metni Kyoto Journal dergisi için yazılmış 16 Mayıs 2018 tarihli Gunter Nitschke'nin özgün metninden çevirerek ve yer yer kendimden fikirler ekleyerek yayınlıyorum. https://www.kyotojournal.org/culture-arts/ma-place-space-void/

Yorumlar


  • Instagram - Siyah Çember
  • Facebook - Siyah Çember
  • Heyecan - Siyah Çember
  • LinkedIn - Siyah Çember

© 2021 by cigdemozkan | minör

bottom of page